Home page > SOLUNUM

Authorize the processing of personal data
Edit email address
Invalid email
Email Sent
Authorize the processing of personal data

Chiesi, 30 yılı aşkın bir süredir solunum sistemi hastalıklarını tedavi etmek üzere AR-GE odaklı yenilikçi ilaçlar geliştirmektedir. Hasta sağlığı için süregelen araştırmalarında Chiesi, yenilikçi formülasyon teknolojisi Modulit’i geliştirmiş ve bu teknolojiyi sprey solüsyonlarına uyarlayarak (bÖDİ-basınçlı ölçülü doz inhaler) püskürtme ile ekstra ince partiküllerin akciğerlere solunmasını sağlamıştır. Bunun yanı sıra, patentli olan kuru toz bazlı medikal cihazında da (KTİ, kuru toz inhaler- NEXTHALER®) ekstra ince partiküllerin solunabilmesine imkan veren bu teknolojisini kullanarak Astım, KOAH hastalarının tedavisinde ilacın yaygın akciğer erişimini mümkün kılmıştır.

 

Geliştirdiği bu yenilikçi formülasyonlarında Chiesi, astımı veya kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan hastaların daha güvenli, daha aktif hayatlar yaşayabilmesini hedeflemiştir.

 

Ne de olsa “Yaşamak, nefes alabilmektir!”

 

ASTIM

Her ne kadar Astım tanısı konan yetişkinlerin ve yaşlıların sayısı yıllar itibarı ile artıyor da olsa, astım, çocuklarda ve gençlerde en sık görülen kronik inflamatuar hastalıklardan birisidir. Türkiye’de çocuk ve gençlerin % 13.3’ünde ve yetişkinlerin % 8.1’inde Astım görülmektedir. Ülkemizde yaklaşık 3.5 milyon kişinin Astım ile yaşadığı tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), küresel olarak 334 milyon kişinin Astım hastası olduğu tahminini rapor etmektedir.

 

Solunum yollarının aşırı duyarlığı ile karakterize, kronik inflamatuar bir hastalık olan astımın tipik belirtileri; tekrarlayan ani ve nefes darlığı, öksürük, hırıltılı/hışıltılı nefes alıp verme ve göğüste sıkışma hissidir. Bu belirtiler genellikle gece ve sabahın erken saatlerinde ortaya çıkar ve hastalığın şiddetine göre değişlik gösterir.

 

Astımın başlıca fizyolojik özelliği hava akımı kısıtlanması ile karakterize hava yolu daralmasıdır. En belirgin hastalık bulgusu ise bazı olgularda kalıcı yapısal değişikliklerin de eşlik ettiği akciğer mukozasında şişme ve mukus üretiminde artma ile seyreden kronik havayolu inflamasyonu varlığıdır.

 

Astım çeşitli klinik fenotiplerle seyredebilir. Önceleri alerjik ve alerjik olmayan astım şeklinde başlayan fenotipik yaklaşıma zamanla erken-geç başlangıçlı astım, öksürükle seyreden astım, egzersiz astımı, noktürnal astım, aspirine duyarlı astım, premenstrüel astım, steroide dirençli/bağımlı astım, brittle astım, meslek astımı gibi fenotipler eklenmiştir.

Bunlardan tanı konmayan astımlıların en büyük kısmını öksürükle seyreden astım oluşturur.

Sigara içme ve obezite gibi risk faktörleri de astım oluşumunu tetikler.

 

Kaynaklar:

[1]   GINA 2017

[2] http://www.toraks.org.tr/uploadFiles/book/file/1242017163146-TTD-Astim-Tani-ve-Tedavi-   Rehberi-2016.pdf

 

 

 

KOAH

 

Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı, zararlı partiküllere ve gazlara anlamlı şekilde maruziyete bağlı havayolu ve/veya alveollerdeki anormallikler sebebiyle persistan solunum semptomları ve hava yolu kısıtlılığı ile karakterize ve genellikle önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalıktır.

 

Bunun yanı sıra; KOAH akciğer dokusunda yapısal değişiklikler yapan, küçük havayollarında daralmaya ve parankim yıkımına neden olan kronik inflamatuar bir hastalıktır.

 

Sağlık Bakanlığınca 2000 yılında yapılan ve Türkiye’de ölüm nedenlerini tahmin etmeyi hedefleyen Ulusal Hastalık Yükü Çalışmasında, KOAH’ın üçüncü ölüm nedeni olduğu bildirilmiş- tir. Bu çalışmada KOAH’ın, önde gelen hastalık yükü (DALY) nedenleri içinde 8. sırada yer aldığı saptanmıştır.

 

Sağlık Bakanlığınca 2011 yılında yapılan ve sonuçları yeni yayınlanan Türkiye Kronik Hastalıklar ve Risk Faktörleri Sıklığı Çalışmasında, 15+ yaş grubunda , spirometriye dayalı KOAH prevalansı %5.3, doktor tanılı KOAH prevalansı ise %4 olarak bulunmuştur.

 

 

Tipik KOAH belirtileri şunlardır:

 

  • Nefes Darlığı (başlangıçta yalnızca fiziksel çaba ile, hastalık ilerlediğinde dinlenirken de)
  • Öksürük (özellikle sabahları)
  • Balgam (artmış kalın mukus üretimi)
  • Kan oksijeni doymuşluğunda azalmaya bağlı olarak; çabuk yorulma, yürüme mesafesinde azalma
  • Kalp yetmezliğine bağlı olarak, ayaklarda şişme; göğüste tıkanma, hırıltılı solunum, büzük dudak solunumu

ile karakterize bu belirtiler genellikle zaman içerisinde aşamalı olarak ortaya çıkmaktadır.

 

KOAH gelişimi için risk faktörleri arasında uzun süreli tütün kullanımı bulunmaktadır. KOAH tanısı konmuş olan kişilerin yaklaşık %90'ı sigara içen ya da geçmişte sigara içmiş kişilerdir. Çevresel faktörler ve genetik yatkınlıklar giderek artan bir şekilde risk faktörleri olarak tartışılmaktadır. Buradan hareketle KOAH’ın nedenlerini şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Yoğun sigara içiciliği
  • Genetik faktör (alfa-1-antitripsin enzim eksikliği)
  • Mesleki zararlı gazlar, uzun süreli mikro parçacık solunması
  • Hava kirliliği

 

Kaynaklar:

[1] Türk Toraks Derneği Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu 2014

[2] GOLD 2017 Report

 

 

RİNİT

Rinit, burun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokunun inflamasyonu hastalığıdır.

Alerjik rinit, allerjenlerin burunda bulunan hava yolu mukozasına yapışarak inflamatuar reaksiyonları başlatması ile oluşur. Özellikle alerjik bünyeli kişilerde ve/veya ailesinde alerji öyküsü olanlarda daha sık görülür. Hastalığın başlama yaşı genellikle küçük yaşlarda olmakla birlikte, ileri yaşlarda da tetiklenebilir.

 

Alerjik rinitli hastalarda sık ve peş peşe hapşırma, burunda kaşıntı, su gibi burun akıntısı ve/veya burun tıkanıklığı şikâyetleri görülür. Bu hastalığa genelde alerjik konjunktivit de eşlik ettiği için gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma tipiktir. Alerjik astımın da birlikte görüldüğü hastalarda, nefes darlığı, hırıltılı solunum,  öksürük gibi bulgular görülür.

 

Belirli mevsimlerde (polenlerin uçuştuğu bahar aylarında) meydana gelen türüne Saman Nezlesi olarak da bilinen Mevsimsel Alerjik Rinit denir.

 

Alerjik rinitin birde tüm yıl boyunca süren tipi vardır ve Pereniyal Alerjik Rinit olarak isimlendirilir. Perenial Alerjik Rinit etkenleri genellikle ev tozu akarı, çeşitli kimyasallar, küf mantarları ve hayvan tüyü olabilmektedir. Eğer gerekli tedbirler alınır ve uygun tedavi verilirse bu hastalığın atak sayısını azaltmak mümkündür

 

Alerjik Rinit Belirtileri

Mevsimsel

Yıl Boyu Süren

Hapşırma 

Peş peşe

Değişken

Burun Akıntısı

Sulu,  sık

Kıvamlı, geniz akıntısı

Gözlerde kaşıntı/kızarıklık / yanma

Sık

Seyrek

Burun Tıkanıklığı        

Değişken

Sık

Koku alma bozukluğu

Değişken

Sık

Kronik sinüzit (eşlik eden hastalık)

Değişken

Sık

Astım

Değişken

Sık

 

 

Alerjik Olmayan Rinit (Non-Alerjik Rinit), bilinen bir alerjik nedenin olmadığı durumlarda oluşan hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısını tarif eden tıbbi bir terimdir. Belirtiler genelde yıl boyu oluşur ancak mevsimsel olarak ( örneğin mevsim değişimlerinde) daha da kötüleşebilir. Bu durum genelde erişkin çağa kadar ortaya çıkmaz. Kesin neden bilinmemekle birlikte; hava kirliliği, kuru hava, baharatlı yiyecekler, alkol ve çeşitli ilaçların kullanımı ile şikâyetler artmaktadır.

 

 

 

TEDAVİ

 

Astım Tedavisi

 

Günümüzde Astım, yenilikçi tedaviler sayesinde kontrol altına alınabilen ve hastaların çok az belirtiyle veya hiçbir belirti olmadan hayatlarına devam edebildikleri bir solunum yolu hastalığıdır.

 

Astım tedavisinde" kurtarıcı" ve "düzenleyici" tedavi  uygulaması olmak üzere amaçları farklı iki tedavi uygulaması söz konusudur. Kurtarıcı ilaçlar hastanın şikayetlerinin arttığı acil durumlarda kullanılır, sürekli alınmazlar. Nefes alamama durumunda sadece acil olarak hastanın rahat nefes almasını sağlamak üzere uygulanırlar.

 

Temel tedavi olan ve astım belirtilerinin kontrol altına alınmasını amaçlayan “düzenleyici" tedaviler ise doktor kontrolü altında uzun süreli ve düzenli olarak kullanılan ve astım ataklarının ortaya çıkmaması yani astımın kontrol altına alınması amacıyla nefes yolu ile alınan tedavi şeklini oluştururlar.

 

Günlük yaşamda mümkün olduğu kadar hastalığı tetikleyen faktörlerden kaçınmanın yanı sıra ağızdan solunarak alınan ilaçlar (örneğin; Kortikostreoidler, beta agonistleri veya bunların kombinasyonları) ile tedavi, astım tedavisinin önemli bir ayağını oluşturmaktadır.

 

Astım hakkında bilinmesi ve uygulanması önemli olan hususlar şunlardır:

  • Astımı olanlar sigara dumanından, rutubetli yerlerden, soğuk havadan korunmalıdır.
  • Alerjiye neden olan faktörler tespit edilmeli ve bunlardan uzak durulmalıdır.
  • Astım kronik bir hastalıktır ancak kontrol altına alınabilir bu nedenle stres yapmamak gerekir.
  • Akciğerlerin görevleri “düzenli kontrol tedavisi” sonucunda normal fonksiyon görür.
  • Şikayetlerin nadir görülmesi hastalığın tamamen iyileştiği anlamına gelmez.
  • İlaçlar düzenli olarak alınmalı ve periyodik olarak uzman doktor kontrolüne gidilmelidir.
  • Grip, astımlı kişilerde nefes almada probleme yol açabilir. Bu yüzden grip aşısı her yıl yaptırılmalıdır.
  • Burun tıkanıklığı sürekli ise Rinit açısından değerlendirme yapılması önemlidir.
  • Hamamböcekleri, nemli duvarda siyah veya beyaz küf varlığı,küflü giysi ve küflü gıdaların ortamda varlığı astımı tetikler. Bunun için evde gereken önlemlerin alınması gerekir.
  • Astımlı kişilerin yatak odasında halı,tüylü oyuncaklar,yün battaniye bulundurulmamalıdır.
  • Yaşam alanlarında ıslak temizlik yapılmalıdır.
  • Polen mevsimlerinde önleyici tedaviler konusunda doktora danışılmalı ve bireysel tedbirler alınmalıdır.

Kaynak: http://www.thsk.gov.tr/tr/dosya/kronik_hastaliklar/AKT.pdf

KOAH Tedavisi

 

Kronik obstrüktif akciğer hastalığının tedavisi, ilaç temeline dayalı tedavinin yanı sıra; hastalığı tetikleyen faktörlerden (örneğin, tütün kullanımı) kaçınılmasını, kas güçlendirici fizik tedaviyi ve solunum egzersizi tedavisini kapsamaktadır.

 

Stabil KOAH  tedavisi, ilaç ve ilaç dışı yaklaşımlardan oluşmaktadır. KOAH’ta ilaç tedavisi; semptomları, alevlenme sıklığı ve şiddetini azaltmak, egzersiz kapasitesini ve yaşam kalitesini arttırmak için kullanılır.

 

İlaç tedavisinde, solunum yollarını genişleten ve nefes almayı kolaylaştıran “bronş genişleticiler” (antikolinerjik ilaçlar ve/veya beta-2 agonistler), solunum yollarındaki inflamasyona karşı kortikostreoidler ve/veya  her iki ilaç grubunu da doz ayarlı kombinasyonlar halinde içeren sprey veya toz formunda ilaçlar kullanılmaktadır.

 

Solunum yetmezliğinin  (vücuda oksijen temini sağlayamama ile sonuçlanan yetersiz nefes alma) geliştiği ağır olgularda burun tüpü yoluyla verilen oksijen tedavisi bu tedavilere eklenebilmektedir. Endoskopik girişimler veya cerrahi müdahaleler (akciğer ventilasyonu veya akciğer nakilleri) bazı hastalar için potansiyel tedavi seçenekleri olabilmektedir.

 

[1] Türk Toraks Derneği KOAH Koruma, Tanı ve Tedavi Raporu 2014

[2] GOLD 2017 Report

 

 

Rinit Tedavisi

 

Alerjik ve alerjik olmayan rinitin tedavisinde bulguları tetikleyen alerjenlerden kaçınma ve ilaç tedavisi esastır. Birçok hastanın şikayetleri bu şekilde kontrol altına alınabilir. En sık kullanılan ilaçlar; kortizon içeren burun spreyleri ve antihistaminiklerdir. Özellikle Mevsimsel Alerjik Rinit’te polenlere maruz kalmadan önce kullanıldıklarında bu dönem daha hafif bulgularla seyredebilir.

Ancak tüm bu ilaçlar muhakkak hekim tarafından hastalığın şiddeti ve hastanın durumu değerlendirilerek verilmelidir.

İlaç tedavisi dışında bazı vakalarda etken alerjen tespit edilerek alerjen ile aşı tedavisi uygulanabilmektedir.

 

 

Bugün ve Yarın Solunumda Chiesi

 

Chiesi olarak hastalara ilaç tedavisi sağlamaktan daha fazlasını sunmak için yenilikçi tedavi çözümlerine odaklanıyor, AR-GE süreçlerimizi bu doğrultuda yönetiyoruz. Bu yolda; hastaların soluyarak aldıkları ilaçlarında solumayı kolaylaştırmayı, çoklu ilaç kullanımını azaltmayı, solunan ilacın en uygun şekilde akciğerlere eriştirme çözümleri üzerinde yoğunlaşarak hastalarımıza destek olmayı , yaşam kalitelerini artırmayı hedefliyoruz.