Home page > ORGAN NAKLİ

Authorize the processing of personal data
Edit email address
Invalid email
Email Sent
Authorize the processing of personal data

Organ nakli, son dönem organ yetmezliği tedavileri içinde en yararlısı veya bazı organlar için tek tedavi biçimidir. Bir organın yetersizleştiği ve işlevini yerine getiremediği durumlarda, organ nakli hayatta kalma şansını genellikle sağlamaktadır. Bu, belki de kişinin varoluş şansıdır. Tıp tarihinde ilk başarılı böbrek nakli 1954 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde Joseph E. Murray tarafından yapıldığından bu yana organ nakli, birçok hastanın yaşam kalitesini ve hayatta kalma şansını artırabilecek kadar önemli bir ilerleme kaydetmiştir. Bugün gördüğümüz başarı oranları kuşkusuz vücudumuzun nakledilen organı red etmesini önleyen, bağışıklık baskılayıcı yenilikçi ilaçların bir sonucudur. Transplantasyon sonrasında organ reddini önlemek için hastalara çoğu kez ömür boyu sürecek immunosupresif tedavi yapılır. İmmunosupresif tedavide immun kaskadın faklı noktalarına etki eden birden fazla ilaç kombine edilerek kullanılır.

 

Günümüzde böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince barsak nakilleri başarıyla gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de şu anda toplam 24.787 organ nakli bekleyen hasta bulunmakta ve bu hastaların % 87’si böbrek nakli, %9’u ise karaciğer nakli beklemektedir.

(https://organ.saglik.gov.tr/0TR/70Istatistik/OrganNakilIstatistikKamusal.aspx).

 

Türkiye’de organ bağışı ve nakli T.C Sağlık Bakanlığı kanun, yönetmelik ve mevzuatları çerçevesinde yapılmaktadır.

 

Organlar ve Hastalıklar

Böbrekler

Böbrekler ne yapar?

 

Böbrekler, vücudumuzda omurgamızın sağ ve solunda, karnımızın arka duvar kısmına bulunan temel bir atılım organımızdır ve vücut işlevlerini düzenlemek üzere şu görevleri üstlenirler:

 

  • idrar üreterek kandaki zararlı ve atık maddelerin temizlenmesi,
  • vücudun tuz ve su seviyelerinin ve kan basıncının düzenlenmesi,
  • Hormon üretimi ve salımı,
  • Kan hücreleri yapımının kontrol edilmesi,

transp1_1

Böbrek Yetmezliği

 

Böbrek yetmezliğinin pek çok sebebi olabilir. Bunlar; böbreğin bazı bölümlerinin iltihaplanması, böbreğin süzme görevi yapan bölümlerinde hasar oluşumu iltihaplanma, şeker hastalığı, böbrek kistleri, yüksek tansiyon, böbreklere giden bazı damarların hasarı ile meydana gelen kan akımı azalması olarak sıralanabilir.

 

Böbrek yetmezliği akut ve kronik olarak iki şekilde kendini belli eder. 

 

Akut böbrek yetmezliği böbreklerin görevlerine çok kısa bir süre ara verdiği ve geriye dönüşümün mümkün olduğu böbrek yetmezliğidir. Zamanında, erken tanı ile tedavi yapıldığı takdirde kişinin böbrekleri normal olarak çalışmaya devam edebilir. 

 

Kronik böbrek yetmezliğinde ise durum daha ciddi bir hal almaktadır.

 

Böbrek yetmezliğine dair bulgular şunlardır:

 

  • günlük idrar miktarında azalma veya aşırı miktarda idrar yapma,
  • nefes darlığı, çarpıntı,
  • cildin sarımsı kahverengi renk alması,
  • iştahsızlık, halsizlik,
  • çok su içme,
  • tansiyon yükselmeleri,
  • düzensiz kalp atımı,
  • göz kapaklarında, ayaklarda belirgin olarak su birikmesi,
  • ağrılı idrar yapma,
  • bulanık, kanlı idrar,
  • gece birden fazla tuvalete kalkma,
  • bilinç bulanıklığı, havale,
  • kaşıntı ve kramplar

olarak sıralanabilir. 

Uygun tedbir ve tedavilere rağmen böbrek yetmezliği ağırlaşan kişilerde, vücutta biriken fazla sıvı ve atık maddelerin yarı geçirgen bir membran (zar) aracılığıyla temizlenmesi işlemine geçilir ve işlem Diyaliz olarak tanımlanır.  Diyaliz tedavisinin iki farklı türü vardır;

  • Hemodiyaliz
  • Peritondiyalizi

 

Karaciğer

Karaciğer ne yapar?

 

Karaciğer vücudumuzdaki en büyük bezdir ve metabolizmamızın ana organıdır. Maddeleri parçalamak ve ortadan kaldırmak için çalışır, gerekli proteinleri üretir, gıda bileşenlerini kullanır ve metabolik yolları düzenler.

transp2_1

Karaciğer Hastalığı

Karaciğer oldukça esnektir ve kısmen hasar gördüğünde bile çalışmaya devam edebilmektedir. Aynı zamanda çok kapsamlı olmadığı sürece hasarını onarmak ve doku kaybını dengeleme kabiliyetine sahiptir.

 

Değişik hastalıklara bağlı olarak karaciğerin hasar görmesi ve hasarın devamlılığı halinde, kademeli olarak karaciğer dokusunun yapısı, oluşan nedbe dokusu nedeni ile bozulmaya başlar. İşlev gören hücre sayısı azalır, karaciğer sertleşir ve bu durum karaciğerden kan akışını engeller ve karaciğer artık gerektiği gibi çalışamaz hale gelir. Buna “karaciğer sirozu” adı verilmektedir. Bu hastalığa çoğunlukla aşırı alkol tüketimi veya kronik Hepatit C neden olmaktadır. Karaciğer hasarına neden olabilen  diğer durumlar; otoimmün hastalıklar, metabolik bozukluklar, kistik fibrozis ve bazı genetik hastalıklar da olabilmektedir.

 

İlerleyici karaciğer hastalığının olası belirtileri şunlardır:

 

  • Yorgunluk ve fiziksel egzersiz için azalmış kapasite
  • İştah kaybı, baş dönmesi, kilo verme
  • Deride değişiklikler (örneğin ciltteki kan damarlarının genişlemesi), kaşıntı
  • Karında sıvı tutulumu
  • Özefagusta ve karında variköz damarlanma
  • Beyin kapasitesinde azalma

 

Siroz geliştikten sonra, klasik tedaviler ile bunu geri çevirmek mümkün değildir. Süresi kestirilememekle birlikte olay karaciğer yetersizliği ile sonlanır. Hastalığın bu safhasında bilinen tek tedavi şekli karaciğer naklidir.

 

 

ORGAN BAĞIŞI

 

Yeni bir organ beklemek

Başarılı bir nakil için temel ön şart, uygun bir bağışlanan organının mevcut olması, bulunabilmesidir.

 

Organ Nakli

Operasyon esnasında ne olur?

 

Bekleme listesinde yer alan bir organ kullanılabilir hale geldiği zaman, hızlı hareket etmek zorunludur. Ölüm sonrası bir bağışta, bir organın mevcut olduğu yönündeki bildirim arasında genellikle sadece birkaç saat geçmektedir. Sonuç olarak, potansiyel organ alıcılarının her zaman kolaylıkla erişilebilir olması önemlidir. Ayrıca, hastalar daha uzun süre hastanede kalmaya hazırlanmalıdır.

 

Böbrek nakli operasyonları için diğer organlara kıyasla daha fazla zaman bulunmaktadır. Kurtarılan organ ve nakledilecek organ arasında 36 saat geçmesine izin verilmektedir. Bir karaciğer 8 ila 9 saat içerisinde nakledilmelidir.

 

Daha sonra hastane organ naklinin hastanın sağlık durumunu olumsuz etkilemeyeceğinden emin olmak amacıyla bir takım testler yapar. Hasta operasyondan önce birkaç ilaç alır. Bunlar yabancı organları reddeden vücudun doğal bağışıklık tepkisini bastırdıklarından bunlara bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar denmektedir.

 

Böbrek Nakli

Böbrek nakli operasyonlarında hastanın kendi işlevsiz böbrekleri genellikle vücutta bırakılmaktadır. Bağışlanan organ alt karın içerisinde nakledilir ve daha sonra pelvisteki ana kan damarlarına bağlanır. İdrarın yeni böbrekten dışarı akmasını sağlamak için üreter mesaneye dikilmektedir. Bu bağlantı, çoğu zaman nakil operasyonundan birkaç hafta sonra çıkarılan özel bir kateter kullanılarak dengelenmektedir.

 

 

Karaciğer Nakli

 

Çok az metabolik hastalık dışında, alıcının orijinal karaciğeri, karaciğer nakli operasyonu esnasında tamamen alınır. Bununla birlikte, bu durumda nakledilen organ, tam bir karaciğer veya karaciğerin bir parçası olabilir. Kısmi organlar, birkaç ay içerisinde orijinal boyutuna tekrar gelecektir. Bağışlanan organ, kurtarılmış ortanın yerine yerleştirilir ve daha sonra ilgili yapılara bağlanır.

 

 

 

İmmünosupresyon (Bağışıklık Sistemini Baskılayıcı Tedavi)

 

Organ naklinden hemen sonra, vücudun yeni organla nasıl başa çıktığını görmek için sık sık ve düzenli kontrollerin yapılması gerekmektedir. Donör ve alıcı, uyumlu kan gruplarına ve doku markörleri açısından yüksek eşleşmelere sahip olmasına rağmen, vücut hala yeni organı "yabancı" olarak kabul eder. Doğal bağışıklık sistemimizin yanıtı nakledilen organın reddedilmesine neden olabilir. Bunu önlemek için, hastanın kendi vücudunun bağışıklık tepkisini bastırmak için ilaç kullanması gerekebilir.

 

İmmünosüpresanlar olarak adlandırılan bu ilaçlar, ameliyattan önce ve ameliyat sırasında verilir ve hastanın, çok hassas olacak şekilde belirlenen doz talimatlarına uygun bir şekilde ömür boyu alması gerek ir.Hasta ilaçlarını düzenli olarak almıyorsa veya doktor onayı olmadan ilaçları almayı bırakırsa, nakledilen organı risk altına sokabilir ve organın işlevinde kısa süreli veya uzun süreli düşüşe ve hatta potansiyel olarak da organın kaybedilmesine neden olabilir.

 

 

Organ Naklinden Sonraki Hayat

Yeni Organ

Hasta başarılı bir organ nakli operasyonu geçirdi. Ama sonra ne olacak? Hasta hastanedeyken ve daha sonra evdeyken ne olacak?

 

 

İlk birkaç gün

Organ nakli operasyonunun hemen ardından, hem hasta hem de yeni organın işlevi yoğun bakımda yakından takip edilir.

 

Günlük Yaşam

Organ Reddini Önleme

Organ nakli operasyonundan sonra en çok korkulan komplikasyon, bağışlanan organın reddedilmesidir. Bir organın reddedildiğini nasıl fark edeceğiz? Reddetme tepkisini ne kadar erken tespit edersek, nakledilen organın kaybedilme riski o kadar düşük olacaktır.

 

Reddetme işaretleri organdan organa farklılık göstermektedir. Genel olarak, bir veya daha fazla belirti ortaya çıkarsa, hasta tedaviden sorumlu olan doktora ya da organ nakli sonrası bakım merkezine başvurmalıdır. Uygun tedaviyi hızla başlatmamak birkaç gün içerisindenakli yapılan organın kaybedilmesine neden olabilir. Reddetme yanıtları erkenden belirlenirse, genellikle ilaçla tedaviye olumlu yanıt alınır.

 

Böbrek Reddinin Muhtemel Belirtileri

 

Aşağıdakiler, böbrek reddinin belirtileri olabilir:

 

  • İdrarda belirgin bir azalma
  • Özellikle bacaklarda sıvı tutulmasına (ödem) bağlı kilo artışı
  • Vücuttaki daha yüksek hacımdaki sıvılara bağlı artmış kan basıncı
  • Sağlıksız genel durum
  • Artan vücut ısısı
  • Nakledilen organın bazı durumlarda ağrı yaparak şişmesi

 

Karaciğer Reddinin Muhtemel Belirtileri

 

Aşağıdakiler karaciğer reddinin belirtileri olabilir:

 

  • Zayıflık, kolayca yorulma
  • Vücut ısısının birkaç saat içerisinde yükselmesi
  • İştah kaybı
  • Karın ağrısı
  • Karında sıvı tutma
  • Nakledilen organın şişmesi
  • Kil renginde dışkı, koyu renkli idrar
  • Ciltte ve göz akında sarartı.